Gözler, ışığı algılayan ve beyne ileten organlardır. Farklı hayvan türlerinin gözleri farklı yapıya sahiptir. Bu farklılıklar, renk algısında da değişikliklere yol açar. Örneğin, insanların gözlerinde üç tip koni hücresi bulunurken, köpeklerin gözlerinde iki tip koni hücresi bulunur. Bu nedenle köpekler, insanların görebildiği kadar çok renk göremezler. Peki hayvanlar neden siyah beyaz görür? Detayları haberimizde açıkladık...

Hayvanlar neden farklı renk görürler?

Hayvanlar da insanlar gibi pek çok rengi farklı şekillerde algılayabilirler. Uzun bir süre hayvanların renk körü olduğuna ve sadece gri tonlarını görebildiğine inanılmıştır. Ancak 1990’larda Kaliforniya Üniversitesi’nde yapılan çalışmalar, köpeklerin kısmi renk körü olduğunu ve bazı renkleri görebildiğini gösterdi. Köpekler, kırmızı ve mavi renkleri birbirinden ayırabilir ve mavi-mor tonlarını algılayabilir. Ancak sarı, yeşil ve turuncuyu ayırt edemezler. Evcil hayvanlar arasında domuzlar, kediler ve sincaplar da benzer şekilde farklı renkleri algılayabilirler.

Hayvanlar Neden Farklı Renk Görürler Hangi Hayvanlar Siyah Beyaz Görür (1)

Atlar, koyunlar ve domuzlar ise köpekler ve kedilerden daha fazla renk çeşidi görebilirler. Örneğin, atlar kırmızı rengi algılamakta zorlanırken, mavi ve yeşil renkleri daha rahat seçebilirler. Şempanzeler de insanlar kadar iyi renk seçebilme yetisine sahiptir ve maymunlar renkleri daha iyi görebilir. Bu çalışmalar, hayvanların nasıl gördüğünü değil, renkleri nasıl algıladıklarını ve çevreleriyle nasıl etkileşimde bulunduklarını ortaya koymuştur.

Hayvanlar Neden Farklı Renk Görürler Hangi Hayvanlar Siyah Beyaz Görür (2)

Örneğin, Phoenix Hayvanat Bahçesi’nde yaşayan Ruby adlı fil, sopalarla yerdeki kumlarla oynamaya başladığında bakıcıları fırçalar getirir ve Ruby, soyut resimler yapmaya başlar. Ruby’nin renk kullanımındaki en baskın renk, bakıcısının giydiği renktir. Kuşlar ve balıklar da çok iyi bir görme yetisine sahiptir. Kuşlar genellikle kırmızı çiçeklere ve meyvelere ilgi gösterirken, arılar polen üretmek için sarı renkli çiçekleri tercih ederler.

Polen üreten arılar kırmızı rengi göremezken, kelebekler özellikle kırmızı renkli çiçeklerden polen üretirler. Balıkların belirli bir renk tercihi olmasa da genellikle kırmızı rengini sevdikleri anlaşılmıştır. Sonuç olarak, hayvanlar farklı renkleri algılayabilir ve bu renkleri çevreleriyle etkileşimde kullanabilirler.

Hangi hayvanlar siyah beyaz görür?

Hayvanların renk görüşleri farklılık göstermektedir. Bazı hayvanların şu şekildedir;

Kuşlar: Kuşlar, gözlerinde 4 tip koni hücresi bulundurur ve ultraviyole ışığı da algılayabilirler. Bu sayede insanlardan daha fazla renk görürler. Ancak her kuşun görüşü farklıdır. Örneğin, kartalların keskin görüşü ve şahinlerin hızlı hareket eden avları algılama yetenekleri vardır.

Kediler: Kediler, düşük ışıkta daha iyi görürler. Geniş bir görsel alanları vardır ve 200 derece çevrelerini görebilirler. Ancak kediler renk körüdürler. Onlar için dünyanın renkleri daha soluk ve pastel tonlarda görünür.

Köpekler: Köpeklerin renk görme yetenekleri sınırlıdır. İnsanlar gibi renkleri ayırt edemezler, ancak hareketi ve kontrastı algılamada iyidirler. Ayrıca gece görüşleri oldukça gelişmiştir.

Peygamberdevesi Karidesi: Bu canlıların gözleri 16 renk reseptörüne sahiptir. İnsanlarda bu sayı sadece 3’tür. Bu karidesler, deniz altındaki renkli dünyayı oldukça zengin bir şekilde algılarlar.

Salyangozlar: Salyangozlar tamamen siyah beyaz görürler ve bulanık bir şekilde algılarlar. Gözleri, hareketi ve ışığı algılamak için yeterlidir, ancak renkleri ayırt edemezler.

Sarıgöl’de Okul Müdürü Skandalı! 15 Öğrencinin Eğitim Hayatı Karardı! Sarıgöl’de Okul Müdürü Skandalı! 15 Öğrencinin Eğitim Hayatı Karardı!

Balık: Balıkların çoğu, iki tip koni hücresine sahip olmasına rağmen, bazı türlerde dört tip koni hücresi bulunabilir. Bu, bazı balıkların UV ışığı da dahil olmak üzere geniş bir renk yelpazesini görebilmelerini sağlar.

At: Atlar ise iki tip koni hücresine sahip olsalar da, bazı at türleri kırmızı ve yeşili ayırt edebilme yeteneğine sahiptir.

Arı: Arılar ise üç tip koni hücresine sahip olsalar da, insanlardan farklı bir renk yelpazesini görebilirler. Bu sayede çiçekleri daha kolay bulabilirler.

Sürüngenler: Sürüngenlerin çoğu iki tip koni hücresine sahip olsa da, bazı türlerde üç tip koni hücresi bulunabilir. Bu da bazı sürüngenlerin kırmızı ve yeşili ayırt edebilmelerini sağlar. 

Hayvanlar tüm renkleri bizim gördüğümüz gibi görür mü?

Hayvanların renk algısı bizimkinden farklıdır. Her hayvan türünün farklı bir renk görme yeteneği vardır. Bu, gözlerinde bulunan koni hücrelerinin sayısına ve türüne bağlıdır. Koniler, retinada bulunan ve ışığa duyarlı hücrelerdir. İnsanlarda üç tip koni hücresi bulunur: kırmızı, yeşil ve mavi renkleri algılamamızı sağlar. Bu nedenle insanlar trikromatik görme olarak bilinen bir renk görme sistemine sahiptirler. Ancak bazı hayvanlar farklı bir renk görme yeteneğine sahiptir.

Örneğin, köpekler sadece mavi ve sarı renkleri ayırt edebilirken, koyunlar daha geniş bir renk yelpazesini algılayabilirler. Kuşlar, ördekler ve kelebekler ise ultraviyole ışığı görebilirler. Yani, hayvanların renk dünyası bizimkinden oldukça farklıdır.

Hayvanlar karanlıkta nasıl görür?

Güveler ve diğer gece aktif hayvanlar, karanlıkta görebilmek için gözlerini ışık yetersizliğine adapte etmişlerdir. Tüm gözler, retinadaki foton adı verilen ışık parçacıklarını fotoreseptörlerle algılar. Bu fotonlar daha sonra retina ve beyindeki diğer hücrelere bilgi olarak iletilir. Beyin bu bilgiyi tarar ve gözün algıladığı her şeyin görüntüsünü oluşturmak için kullanır. Işık ne kadar yoğunsa, o kadar fazla foton göze çarpar.

Güneşli bir günde, karanlık, bulutlu ve ayın görünmediği bir geceye oranla, göz ile temas kurmuş olan foton sayısı 100 milyonu aşar. Fotonlar sadece karanlıkta azalmaz, aynı zamanda göze pek de güvenilir olmayan bir şekilde çarparlar. Bu, fotoreseptörlerin topladığı bilgilerin zamanla farklılaşacağı ve görüntü kalitesindeki değişikliklere yol açacağı anlamına gelir. Karanlıkta rastgele dağılan fotonların belirlenmesi, gün ışığında aktif olan birçok hayvan için oldukça zordur. Ancak gece aktif canlılar için bu durum sadece bir adaptasyondur.

Bu adaptasyonlardan biri göz bebeklerinin boyutudur. Örneğin, tarsierlerin gözleri, tüm memeliler arasında en büyük gözlere sahiptir. Eğer insanlarda aynı oran geçerli olsaydı, gözlerimiz bir greyfurt kadar büyük olurdu. Tarsierlerin büyük gözleri, daha büyük açıya sahip göz bebekleri ve daha büyük lenslerle daha fazla ışık toplamalarını sağlar. Tarsierlar, gece görüşlerini bu büyük göz bebekleriyle sağlarken, kediler ise ışıl ışıl parlayan gözleriyle gece görüşlerini optimize ederler.

Kedilerin gözlerinin parlaması, fotoreseptörlerin arkasındaki tapetum lucidum adlı yapıdan kaynaklanır. Bu yapı, gelen ışığın geriye doğru yansımasını sağlayan cam benzeri kristal hücrelerden oluşur. Bu muazzam parıltılar, aynı zamanda fotoreseptörlere fotonları algılamaları için ikinci bir şans sunar. Araba farlarının tasarımı da kedilerin gece görüşünden esinlenilerek yapılmıştır.

Kaynak: Haber merkezi